Hasret, Özlem ve Huzursuzluğun Başkenti

 Canım Kızım,


Soğuk bir Londra gecesinden karalıyorum bu dizeleri.

Elimde Livaneli'nin Bekle Beni kitabı,

Okuduğum her satırda kendimi bulduğum ve geçmişteki benliğime tekrar tekrar özlem duymamı sağlayan bir yapıt.

Sanki içimdeki isyanı ve haklı serzenişi tekrar yaşıyorum her satırda,

Çığlık atan ama sesi uzun zamandır duyulmayan benliğimi hissediyorum tekrar tekrar.


Kızım..

Sana güzel bir gelecek sağlamak için seni sevenlerden çok uzağa götürüyoruz, sadece annen ve benim olduğum bir geleceğe seni sürüklüyoruz gibi hissediyorum.

Bir yandan sana şiirler, mektuplar yazmak geçiyor içimden; bir gün bu satırları okuduğunda seni ne kadar sevdiğimi ve yazma aşkımı tekrar yaşama döndürdüğünü gör isteyerek.


Kızım..

Bir Cemal Süreya dizesi geliyor aklıma, kokun burnumda tütüyor.


“Senin bir havan var beni asıl saran o

Onunla daha bir değere biniyor soluk almak

Sabahları acıktığı için haklı

Gününü kazanıp kurtardı diye güzel

Birçok çiçek adları gibi güzel

En tanınmış kırmızılarla açan

Bütün kara parçalarında

-Londra- dahil”


Sevgiler, 
Seni hasretle özleyen baban..

37+3

Haftalar.. 

Geçmek bilmeyen haftalar!


Son dönemeçten hepinize sevgiler sayın okuyucu,

İçimde tarif edemeyeceğim bir duygu ile sizleri selamlıyorum.


Satırlar aklımda sıralansa da yazıya dökmek çok zor geliyor,

Ne çok hayal, ne çok düşünce, ne çok eylem...

Canım Kızıma

 

Sevgili Takipçi,

Uzun, çok uzun bir aradan sonra bilgisayarın başında bu bloktan kendimi aktarıyorum..

2011 yazında başladığım bu serüven artık bambaşka hikayelere yerini bıraktı. Kızım oluyor..

Canım Lora..

Canım kızım..

Bu satırları yazarken ağlıyorum, utanmıyorum. Belki sana bu sözleri göz göze aktaramayacağım, ama bir gün bu satırları okursan sen henüz dünyaya adım atmamışken bile baban seni çok sevdi.

Öyle sevdi ki yıllardır kaybettiği benliğini bu satırlarda yeniden kazanıyor.

Senin sayende canım kızım, senin sayende..

Evgeny Grinko - Field